Hamza

Bankalar üçe ayrılır.

Serbest bankalar.

Grekoromen bankalar.

Yağlı bankalar!

Bu bir reklam alanı

Gırgır geçeyim diyorum ama…

İnan elim gitmiyor.

Dünya senin sırtını yere getiremedi…

Yakıştı mı bu kendine yaptığın Hamza?

Hakan Şükür mesela.

Milli takımın kaptanıydı.

Avrupa'da Dünya Kupası'nda defalarca göğsümüzü kabarttı.

Kafasına Akp şapkası taktılar…

Kendini de bitirdi, bu milletin kendisine olan sevgisini de.

Alpay Özalan.

Milli gururumuzdu.

UEFA tarafından fair play ödülü'ne layık görülmüştü.

Böylesine centilmen bir sporcuydu.

Akp milletvekili yaptılar…

Adeta pavyon fedaisi gibi kullanıyorlar.

Muhalif milletvekillerine saldırıyor, yumrukluyor, hakaret ediyor.

İzmir'in güleryüzlü delikanlısı, tanınmaz hale geldi.

Hepimizin Rıdvan Dilmen'iydi.

Hepimizin Arda Turan'ıydı.

Akp'nin Rıdvan'ı, Akp'nin Arda'sı olmayı tercih ettiler.

Demokrasiyi imha eden referandumda “evet” kampanyası başlattılar.

Biri, Türkiye'nin hangi yarım kürede olduğunu bilmiyor.

Öbürü, 19 Mayıs'ta 23 Nisan'ı kutladı.

Futbolda gözbebeğiydiler, topsuz alanda gülünç durumlara düştüler.

Kenan Sofuoğlu.

Hem dünya şampiyonumuz, hem de inancı gereği bahisten gelen yüzbinlerce liralık telif haklarını kabul etmeyecek kadar tevazu şampiyonumuzdu.

Akp milletvekili yaptılar…

Bismillah, Meclis'in açılışına Lamborghini'yle geldi, kartvizitine “senatör” yazdırdı, meclisteki odasında ayaklarını masaya koydu, elpençe divan duran yardımcılarının fotoğrafını çekip “emir erlerim” diye sosyal medya hesabından yayınladı.

O mütevazı sporcu gitti, egosu patlamış bir kibir abidesi geldi.

Ve, Hamza Yerlikaya…

Ata sporumuzun kahramanıydı.

Asrın güreşçisiydi.

Sarayın güreşçisi olmayı seçti…

Dünya sırtını yere getirememişti ama, dünyanın ona yapamadığını kendine yaptı, kendi kendini tuş etti.

Bana sorarsanız, Hamza'nın Vakıfbank yönetim kuruluna atanmasından daha vahim olan, Hamza'nın bunu kabul etmesidir.

Hakan'ın Alpay'ın Rıdvan'ın Arda'nın Kenan'ın Hamza'nın… Aslında bu milletin gönlünde nelere sahip olduklarını, siyasete bulaşmadan önce bu millet için ne anlam ifade ettiklerini bilmemeleridir, asıl vahim olan.